arkadaşımın kız kardeşi beni fena azdırdı

Merhaba, ben 32 yaşında dul bir beyim, siteyi büyük bir zevk ve keyifle okuyorum. Hikayeme gelince.Bundan 4 sene önce, arkadaşımın kız kardeşiyle tanıştım, her karşılaşmamızda, her bir araya gelişimizde bana bakışı, beni süzüşü beni deli ediyordu ama arkadaşımın kardeşi olduğu için birşey yapamıyordum. Birgün iş yerine geldiğinde yine o seksi bakışlarını üzerimden almıyor beni oturduğu yerde eteğini açarak tahrik ediyordu. Çay vermek bahanesiyle yanına geldim, göğüsleri okadar davetkardıki, gözlerimi alamıyordum.ne o gözlerini alamadın abi dedi.Şžaşırmıştım, dilim tutulmuştu, yanına oturdum, belki bir hata ama aklımdan çıkmıyorsun dedim.Birden o şaşırtıcı soruyu sordu bana!Seni tutan ne? ikinci bir şok, abin dedim. Bunu söylediğimde dudaklarımız iyice yaklaşmış ve birleşmişti, deli gibi öpüşürken, kocaman ve sertleşmiş penisimde sıcacık bir el hissettim. O el boş durmuyor kemerimi çözüp fermarımı açıyordu.

Arkadaşımın Kapalı Karısını Siktim

32 yaşındayım, adım Nahit. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim. Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Bir kaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Bir kaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş… Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan bir kaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim. Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum. Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum. Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm. Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu… Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi. Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm… Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Bir kaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Bende “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim. Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için bir kaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum… Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi. “Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim. Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi. Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu hala telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı… “Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi. “Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı bende isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi. “Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük… “Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi. İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi. “Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!). Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim… Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım! Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik… Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım… Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim… Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi. Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum… Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti. Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Bende onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi. Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım… Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim. “Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim. “Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum… Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi… O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

arkadasımın hamile karısı

Selam sex hikaye okurları ben boludan murat 26 yaşındayım. Arkadaşımla akşam yemegine cıktık bir yerlere arkadasımın eşi hamile idi ve ilk çocukları olacak.Adam çok pinpirikli olduğu için kızın hamileliğinden 1 ay sonrasından itibaren kıza elini bilem sürmemiş. Kültürlü ve bilgili insanlar olmalarına rağmen yaklaşık 2 aydır sex yapmamışlar.Çok samimi olduğumuz için bu tür şeyleri konuşabiliyoruz.Bir gece çok geç saatte sıcaktan bunalıp biraz dısarı çıkayım bir hava alayım dedim.Yukarı çıktığımda en üst bölümde bir inlemeler duydum.Baktımki senem kendi kendini tatmin ediyor ,yanına gittim hemen toparlandı utandı ne yapayım ancak böyle rahatlıyorum dedi. Bende ona istersen seni rahatlatmamı istermisin dedim.Ne sakıncası olurki dedi bende hiç dedim.Bunu bir arkadaşlık hizmeti olarak görebilirsin herşey aramızda olur biter.Bacaklarını açıp ayak parmaklarından başlayıp yukarı doğru her santimetreyi yalıyarak bacak arasına kadar geldim biraz duraksadım,devam etsene dedi .Bende vajinasına yumuldum,hem dilimle hem parmağımla çok derine inmeden epeyce bir çalıştım.İniltileri çoğalmaya başladığı için yastığı yüzüne örtüp ısırmaya başladı ve titreyerek boşaldı müthiş rahatlamıştı.Yanına doğru uzandım bana teşekkür etti.Bu arada bemim alette kazma sapı gibi olduğu için bende onun yanında 31 çekmeye başladım.Ağzına almak için hamle yaptı engel oldum çünkü midesi bulanacaktı.Yumuşak elleri ile bana 31 çekmeye başladı ve bir süre sonra bende boşaldım. Biraz daha yanyana yattık sonra ikimizde ertesi gece için sözleşip kamaralarımıza çekildik.Bu olay tur boyunca devam etti ikimizde halimizden memnunduk,benim için değişiklik onun için ihtiyaç gidermeydi.Son gece bu sefer gerçekten benimle beraber olmak istediğini söyledi.Bende hiçbir sakıncası olmamasına rağmen, sakıncalı olabilir sadece arkadan yapabiliriz dedim,çünkü o büyük götünü gerçekten sikmek istiyordum.Biraz endişe ettiysede kabul etti.Hem vajinasını hemde göt deliğini yalayarak kıvama getirdim,yan çevirip arkasından aletimi sokmaya başladım,ilk kez arkadan yaptığı için biraz zorlanıyordu.Biraz aletime güneşyağı sürdüm yastıkla ağzını kapatıp arkadan kuvvetlice bastırdım,yağında kayganlığı ile girmeyi başardım oda ufak bir çığlık attı hemen yastığı ısırmasını söyledim.Biraz gidip geldim artık iyice rahatlamıştı daha kolay girip çıkabiliyordum bir süre gidip geldikten sonra arkasından çıkarıp vajinasına soktum tedirgin oldu merak etme dedim ve içine boşaldım.Sonrada merak etme 6.ay sonuna kadar hiç bir sakıncası yok . Hala kocası sikemiyordu ama ben catır catır sikiyordum senemi.Defalarca her fırsatta sikmeyi başarmıstım hemn önden hem arkadan.. Güzel bir ilişki sex düşünen çılgın kendini bilen bayanlar evli ciftler dul bayanlar bakire kızlar bekliyorum [email protected] msn adresim dürüst olanlar erkekler rahatsız etmesin…

kız arkadaşımın annesi ile

Merhaba arkadaşlar;Ben Yunus 28 yaşında, 187 boyunda, esmer ve düzgün bir fiziğe sahip aynı zamanda güzel bir mesleği olan biriyim.Bazen bu tür siteleri gezerken böyle hikayeleri göz ucuyla okur fakat pek inandırıcı bulmazdım, ta ki başıma gelene kadar. anlatacağım olay 2004 Mayıs ayında başımdan geçti ve tamamen gerçektir.Benim azgın mı azgın seks tanrıçası gibi bir sevgilim var ve her buluşmamızın yüzde doksanını azgın boğalar gibi sevişerek ve sikişerek geçiririz. deyim yerindeyse sevgilim tam bir yarrak hastası. benimde bir özelliğim vardır yanımdaki bayan bakımlı ve seksi olunca, (güzellik o kadar önemli değil) yarrağım hayatta inmez ve üst üste defalarca amından götünden sikerim.Şimdi gelelim yaşadığım inanılmaz olaya;Benim yarrağım net bir şekilde ölçmedim ama 19-20 cm.civarında. sevgilimle akla gelecek her türlü pozisyonda sikişiriz. Sevgilim babasını küçük yaşta kaybettiği için annesiyle beraber yaşıyor. annesi 45 yaşında olmasına rağmen çok güzel ve alımlı bir fiziğe sahip seksi birisiydi, ismi münevverdi (tabi gerçek isim değil) ve ben kendisine münevver teyze diye hitap eder ve saygıda hiç kusur etmezdim. evlerine çok rahat bi şekilde girer çıkar bana hep evladım diye hitap ederdi. bir gün evlerine figeni almaya gittiğimde daha henüz okuldan dönmemişti ve münevver teyze geç içeri, birazdan gelir dedi. o gün gözümden kaçmayan bişe vardı, münevver teyze kalçalarını ortaya çıkaran daracık bir etek ve iri göğüslerini meydana çıkartan bir badi giymişti. ben buna bir anlam verememiştim doğrusu. birer kahve getirdi ve karşımdaki koltuğa oturdu, figenden bahsederken onu çok zor şartlarda büyüttüğünü, hem analık hem babalık yaptığını falan anlattı, bu arada da bacaklarını açıyor frikik veriyor, benim gözüm ister istemez takılıyor bacak arasına ve anladığım kadarıyla içine külot giymemişti. en sonunda konu döndü dolaştı sekse geldi, çok rahat bi şekilde rahmetli kocasıyla nasıl sikiştiğini, o öldüğünden beri eline erkek eli değmediğinden falan bahsetti bu arada benim yarrağım ufak ufak kalkmaya başladı, Tabi ben hem utanıyor hem kızarıyorum, bu arada figen gelirse naparım diye bacak bacak üstüne atıp benimkini gizlemeye çalışıyorum. münevver teyze, nasıl beni beğeniyormusun, seksi buluyormusun güzelmiyim gibi sorular sormaya başladı, ben kekeleyerek tabiki güzel ve seksisiniz münevver teyze dedim, o da bunun üzerine hemen yanımdaki koltuğa oturup, peki benimle sevişmek istermisin demezmi, nedendir bilmem bu soru üzerine benimki hemen taş kesildi nerdeyse kotu yırtıp fırlayacak. olurmu öyle şey münevver teyze bak ben kızının arkadaşıyım olmaz öyle şey dediysemde o bunları duymuyormuşcasına elini benimkine atıp kotun üstünden okşamaya başladı.Ben hem figenin aniden gelip bizi görmesi korkusu hem de tahrik olmanın verdiği heyecanla kıpkırmızı kesildim. münevver teyze, bak korkma hem iri yarrağın varmış hem de figen biraz geç gelecek arkadaşına uğrayıp ders notlarını alacakmış çekinme deyince, benim kafamda şimşekler çaktı anladığım kadarıyla figen annesine sikişmelerimizi ayrıntılı bi şekilde anlatıyormuş, Ve kotumun düğmelerini açmaya başladı ve diğer eliylede saçlarımı okşuyordu. yarrağımı çıkartınca küçük dilini yutmuşcasına aman allahım yunus bu neee diye bir çığlık attı. meğer rahmetli kocasının siki benimkine göre çok küçükmüş, hemen iki eliyle avuçlayıp, öpmeye yalamaya başladı, yaladıkça hırıltılar çıkartıyor ohh canım erkeğim, nede güzel yarrağın var senin ben yerim yutarım bunu, diye inleyip resmen yutarcasına emip yalıyor, bende artık kendimi münevver teyzenin tecrübeli ellerine bıraktım, ve artık figenin gelmeside umrumda değildi, kafasından tutup bastırıp git gel yaparak resmen ağzından sikiyorum münevver teyzeyi, Baktım hemen boşalacam, münevver teyzeyi kendime doğru çekip dudaklarına yumuldum, çok güzel öpüşüyordu ve baya da tecrübeliydi dilimi emiyor dudaklarımı somuruyor tam bir profesyonel oruspu gibi sanki, on yılın verdiği yarraksızlık olsa gerek, hepsinin acısını şimdi çıkartmak istercesine öpüşüşordu, ben hemen üstündeki badiyi ve sütyeni çıkartıp, yaşına rağmen oldukça diri göğüslerine yumuldum, öpüyor yalıyor ve uçlarına hafif ısırıklar atarak onu daha çok tahrik etmeye çalışıyordum, ben onun göğüslerini yalarken o kendi eteğinide bir çırpıda çıkartıp, benimde kotumu ve külodumu ayaklarımdan çekiverdi. Hemen oracıkta halının üstüne sırtüstü yatırıp bacaklarını araladım, aman allahım müthiş bir amı vardı, daha yeni traş etmiş ve mis gibi kokuyordu hemen yumulup başladım yalamaya, dilimi içine sokuyor, sokup çıkarttıkça o inliyor erkeğim benim, sikicim benim hadi doyur münevver teyzeni yarrağa ohhh ohhh geliyorum deyip büyük bir sarsıntıyla boşaldı, tabi ben dururmuyum hiç amcığından akan bütün sıvıları yalayıp yuttum.klitorisini dudaklarımın arasına alıp emerken aynı zamanda hafiften dişliyordum, bunu çok mükemmel yaparım, sevgilimde ençok bu şekilde ammını yalatırdı bana. bu münevver teyzenin hoşuna gitmiş olmalıki yine inlemeleri artmaya başladı, sen neymişsin yunuuusss, şimdiye kadar nerdeydin, beni mahvettin artık bundan sonra hep sik beni erkeğim benim sikicim benim, diye ortalık onun inlemeliriyle çınlıyordu. benim yarrağım o kadar şişmiştiki zonklaması başıma vuruyordu daha fazla dayanamayarak bacaklarını omuzuma alıp belinide kafasına doğru kaldırdım, ama o amın görüntüsü ne biçim anlatamam, dudakları kıpkırmızı olmuş resmen alev gibi yanıyordu yarrağımı alıp sürtmeye başlayınca taaa ciğerlerinden gelen bir ohhh çekip hadi erkeğim yeter artık sok şu yarrağını içime, kökle dibine kadar soookkkk aarrrrtıkkk diye yalvarmaya başladı, ben sürterken çok ani bir hareketle kökledim ve ancak yarısı girebilmişti, yandımmm anaammmm diye bir çığlık attı, o ne yarrrak öyleee yunusss figenimidemi öyle sikiyosun nasıl alıyor içine o oruspuu, diye bağırmaya başladı.Ben hafiten geri çekerek tekrar ani bir hareketle yine kökledim ve gidip gelmeye başladım, oyle sert vuruyordum ki, göğüsleri sağa sola savuruyor kah halıyı tırnaklıyor kah sırtımı tırnaklıyor, bu beni daha çok tahrik ettiği için sanki dibini bulacakmışcasına sert darbelerle sokup sokup çıkartıyorum, evet erkeğim eveet daha hızlı kökle yunusum köklee sik beni ohhhhh doyur beni yarrrağa diye bağırıyor. erkeğim nolursunnn bana küfüret hadi durma hem sik hem küfret diye yalvarıyor. bunları söyleyince ben üzerimdeki tüm utanma ve ar duygusunu bir kenara atıp, seni oruspuuu seni, evet senin kızınıda böyle sikiyorum hemde saatlerce heryerinden sikiyorum bak senide sikiyorum hoşuna gidiyormu ammına soktuğumun kaltağı al sana alsanaaa deyip kökledikçe köklüyorum. ve bu yaklaşık 7-8 dakika sürdü daha sonra onun kaçıncı orgazmı bilmiyorum ama ben dayanamıyarak geliyorum münevver teyzeeee , gel erkeğim gel teyzen sana kurban olsun, fışkırt içime fışkırrrtt evet evettt geliyorum deyip spermlerimi bir volkan gibi münevver teyzenin ammmına fışkırrrtttım. ve yorgunluktan üzerine yığılıp kaldım. daha sonra dudaklarından şevkatle öperek doğruca banyoya gidip temizlendim. ve daha sonra o temizlendi tam oturmuş birer sigara yakmıştıkki figen geliverdi.ondan sonra aklıma gelmedi değil, acaba annesiyle kızı böyle bir şeyi öncedenmi planladılar diye. ama cesaret edipte münevver teyzeye soramadım. ama sevgilim hiç bişeden haberi yokmuş gibi gayet rahat davranıyor ve halen ilişkimiz devam ediyor.Bu hikayemin yayımlanması halinde münevver teyzeyi götünden nasıl siktiğimi, diğer sikişmelerimizi ve münevver teyzenin komşuları olan selin adındaki yeni bir gelini bana nasıl siktirdiğini anlatacağım, olamaz böyle bir şey yaaa, şansım öyle bir açıldıki anlatamam, demekki münevver teyze samimi tüm arkadaşlarına nasıl güzel siktiğimi anlatmış olmalıki benden vazgeçemiyorlar.

Şişli escort
Taksim escort
Topkapı escort

arkadaşımın annesi nesrin hanım

Mersine iş için gitmiştim. Üniversiteden arkadaşım Murat Mersine geldiğimde kendilerinde kalabileceğimi söylemişti. Mersine indikten sonra Muradı aradım gelip beni aldı. Evlerine gittik kapıyı Muradın annesi Nesrin Hanım açmıştı. Sarışın 49 yaşlarında bir hanımdı. Üzerinde dizlerine kadar inen bir etek, etek dar ve kalçalarını sarmıştı, içeri girdik Nesrin Hanım “hoş geldin oğlum” dedi ve mutfağa gitti.Murat kendisinin işi olduğu dinlenebileceğimi söylerek gitti. Nesrin Hanım bana bir oda gösterdi. Yorgun olduğum için hemen uyumuştum. Bir süre uyumuştum. Uyandığımda bir su sesi geliyordu tuvalete gitmek için kalktım banyonun yanındaydı Tuvalet banyonun önünden geçerken banyodan su sesiyle birlikte inilti duydum. Eğildim delikten baktım. Nesrin hanım duşun altında kalçası kapıya dönük duş alıyordu. Sanırım gözleri kapalıydı. Bir eli götünde köpüklüyor aynı zamanda okşuyordu götünü. Bir anda tahrik olmuştum. Götü çok büyüktü eli götünün arasında gezdikçe göt yanakları oynuyordu. Diğer eli memelerindeydi. Göremiyordum ama memelerini sıkıp okşuyordu. Sikim dimdik olmuştu. O yaşta bir kadının bu kadar harika götünün olabileceğini düşünmemiştim. Tekrar deliğe eğildim elim sikimdeydi sikimi hafif hafif okşuyordum.Fermuarımı indirmiştim elim sikimi kavramış dik sikimi okşuyordum sıvazlıyordum. Sıvazlarken sikimi Nesrin Hanım köpükler içinde yüzünü kapıya döndü. Hafif hafif inliyordu. Eli amındaydı amını okşuyordu. İçimden o an girip o karıyı sikmek geldi ama korkuyordumda. Eli amındaydı amını parmaklarken duşun altında diğer eliylede memelerini avuçlayıp sıkıyordu. Memeleri normalden büyüktü. Uçlarını parmaklarının arasına almış sıkıyordu. Orda olup dudaklarımla memelerini yalamak istedim emmek istedim. Nesrin Hanım duşun altında o şekilde boşaldı. Ben ordan uzaklaştım odaya gidip yattım sikimi çıkardım Nesrin Hanımı domaltıp siktiğimi düşünerek orda boşaldım. Akşam ev sakinleri geldi yemek filan yedik. Muratla dertleşip Tv izledik geç vakitte yattım Bir gün sonra Murat işe gidiyordu. Erkenden gitmiş ben geç uyandım. Hala aklımda Nesrin teyze vardı. Bir anda sikim dimdik olmuştu. Beni kahvaltıya çağıracağını biliyordum. Bir plan yaptım altımda şort vardı şortu hafifçe indirdim. Sikimin kılları görünüyordu. Sikim dimdik olmuştu. Gözlerim kapalı Nesrin Teyzeyi düşünüyordum. Mutfaktan su sesi geliyordu. Sanırım bulaşık yıkıyordu. Bir süre sonra su sesi kesildi. Ayak sesi bana doğru yaklaşıyordu. Sikim dimdikti bu beni heyecanlandırmıştı gözlerimi kapattım. Nesrin Teyze odaya girmişti terliklerinin sesinden anladım. Yatağa doğru yaklaştı. Gözleri çok az araladım baktım. Nesrin Teyzenin gözlerim sikimdeydi. Bakıyordu. Çok heyecanlanmıştım. Mehmet Mehmet diye seslendi ses vermedim. Yatağın kenarına oturdu. Hissediyordum. Elini şortumun üzerinden sikime koydu elinin sıcaklığını hissediyordum. Sikimi okşuyor avuçluyordu. Biraz telaşlıydı. Uyanmamdan korkuyordu. Şortumu indirerek sikimi dışarı çıkardı. Okşuyordu. Gözlerimi araladım yan oturmuş ve götü yanımdaydı ellememek için kendimi zor tutuyordum. Aniden eğildi dilinin sıcaklığını yarağımda hissettim kasıklarım çekildi emiyordu sikimi yarağım taş gibi olmuş dilini başında gezdiriyordu bir elini amına atmış okşuyordu hareketlerinden ve inlemelerinden anlamıştım. Aniden kalktı yatağa çıktı eteğini kaldırdı kilotunu yana çekerek eliyle sikimi okşayarak amının dudaklarına sürterek yavaşça içine aldı. Sikim amında sanki kaymıştı koca götünü kucağıma vermiş sikim amındaydı. Oturup kalkmaya başladı. Sikim amının derinliklerinde kaybolup çıkıyordu. Kucağımda oturup kalkıyordu. Ben dayanamadım aniden kalkıp ellerimle götünden yakaladım şaşırmıştı. Ellerimi götüne atıp sıktım “nasıl dedim yarağım amında iyi kayıyormu dedim. Aniden onu yatağa yatırdım üzerine çıktım. Nesrin teyze heyecandan kıpkırmızı olmuştu. Dudaklarına yapıştım emiyordum dudaklarını bacaklarının arasındaydım. Sikimin kafasını okşadım elime tükürdüm tekrar sikimi okşadım ıpıslak olmuştu. Nesrin teyzenin aniden amına geçirdim ” oohhh” diye inledi . amında gidip geliyordum. Hızlandım amında sikim kayıyordu. Sik beni koçum sik diye inliyordu. Yarağımın sıcaklığı amında kaydıkça inledi inledi ohh ohh diye defalarca siktim o gün kısmet olursa sürekli hikaye yazmayı düşünüyorum

istanbul rus escort
Adalar escort
Mecidiyeköy escort

arkadasımın muhtesem annesi

Herkese merhaba sizlere hemen basımdan gecen olayı anlatmak istiyorum….ben 19 yasında 1.85 boylarında sarısın ve sportig bir vucuda sahip bir delikanlıyım….gecen sene calısmak için antalyaya gitmiştim 4-5 aylığına. orada işim bitti ve memleketime geri döndüm.. memleketimde ahmet adında bir arkadasım    vardı.. annesi hep ilgimi cekmisti evin içinde hep acık sacık .    giyinirdi beni en cok tahrik eden bölgesi ise göğüsleriydi onları    cesurca sergilemekten kaçınmazdı…arkadasımı ziyarete gittim herneyse kapıyı annesi actı ve bana sarıldı bir merhaba öpücüğü verdi yanağına hosgeldin oğlum dedi..işte    nasılsın işler nasıldı muhabbetinden sonra arkadasım geldi sarıldık hasret giderdik. annesi hep güsel giyiniyordu yası 35 lerde olmasına rağmen    cok sexy ve cekici bir kadındı. bu sefer üstünde askılı bir body ve altında siyah bir sort vardı dapdardı..bize içecek bişiler getirdi. verirken bana göz kırptı birden cok acaip oldum.. neyse evde işimiz bitti ve cıkarken kapıda selim annen benden tatlı tarifi istemişti dedi ve elime bir kağıt tutusturdu.Neyse kağıdı aldım ve eve doğru yola koyuldum . bir kösede kağıdı    actım ve basladım okumaya yarın saat 12 den sonra bize gel sana hos süprislerim var yazıyordu kağıtta aklıam hiç sex    gelmedi acaba ne die düşünmeye basladım saat 23.30 olmustu eve gittim ve hemen yattım sabah olmasını iple cekiodum..ertesi sabah saat .    11 gibi uyandım birden aklıma geldi 12 den sonra ahmetlere gidecektim hemen kalktım bir dus aldım saclarımı yaptım güsel bir parfüm sıktım ve evden cıktım saat 11:45 filandı bir internet cafeye gittim 45 dakika filan takıldım 12:15 idi saat .. kosar adımlarla ahmetlere gittim kapıyı caldım ve annesi actı kapyı içeri buyur etti ve birer bardak kola getirdi…ee anlat bakalım    selim dedi neler yptın antalyada biras ordan burdan konustuktan sonra yanıma geldi ve sana süprizim neydi tahmin ediyomusn die sordu    bende hiç bir fikrim olmadığını sööledim..biras bekle dedi. evin kapısının yanından gecerken kapıyı kilitledi ve seni cağırdıımda yanıma gel dedi. oké dedi ve basladım beklemeye bir 5 dakika gecmişti içeriden gelen sesle hareketlendim ama hangi odada olduğunu bilmiyordum hele banyadoda    olduunu hiç tahmin bile etmemiştim.evet aynur teyze banyadoydı küveti yarısına kadar doldurmustu. hadi dedi soyun ve suyun tadını cıkaralım dedi ..ben saskınlıktan ne yapacağımı bilmiyordum. sert bir sesle soyun dedi ve üstündeki sabahlığı cıkardı kırmızı bir sutyen (iri göğüslerini zor zaptediyorlardı) kırmızı oldukca güsel bir kilot vardı önden kısacıktı amının kılları gözüküyordu…yanıma geldi ve ebnide soymaya basladı t-shirtimi cıkrttı ve attı pantolonumu bir hamlede indirdi (zaten bol pantolon giyiyordum) ve sadece bozerle kaldım onu sen mi cıkaracaksın ben mi cıkarayım    dedi bana ..ben zaten saskınlıktan ne yapacağımı sasırmıs bir haldeydim okadar ki sikim bile kalkmamıstı daha..birden kendime geldim ve selim kaçırma bu fırsatı dedim ..boxer kalsın simdilik dedim yanına yöneldim ve dudaklarına bir hamle yaptım basladık öpüşmeye öpüsürkende biryandan göğüslerini oksuyorudm.kucağıma aldım ve camasır makinesinin üstüne oturttum..sütyenini cıkarttım kilodunu indirdim.. .    amı kıllı ve cok güseldi. basladım amvcığına dil darbeleri    atmaya.hafif hafif inliyordu cok hosuna gitmişti anlasılan yeter artık dedi ve sacımdan cekerek ayağa kaldırdı sikimle oynamaya basladı boxerin üstünden    boxerimi indirdim assağıya ve sikimi cıkardım hadi basla talimatından sonra sikime bir tükütür amına birkaç ıslak dil darbesinden sonra sikimi amının dudakları arasında gezdirmeye basladım amacım onu deli etmekti. birden bacaklarıyla belime sarıldı ve beni kendine cekti yeter die inledi….basladım    hafif hafif gidip gelmeye bir kaç dakika sonra acaip kasıldım hayatımda daha önce hiç bööle olmamıstı. geliyorum dedim. dayandiyordu beraber gelmek istiyorum dedi ama dayanacak gücüm kalmamıstı cıkarttım sikimi ve .    yerlere bosaldım..hala tatmin olmamıstı yere uzandı ve amıyla oynamaya basladı..    bu sefer ben seni sikicem dedi.. sasırdım eyvah dedim gitti bisim göt:).yere yatırdı beni cıktı sikimin üstüne ata biniyormuscasına zıplamaya    basladı bir yandan zıplıyor bir yandanda inliyordu cok güsel tepiniyordu suratının o hali hala gözlerimin önünde ben yine erken geldim .    ve bu sefe riçinde cıkamadım içine bosaldım…ne yaptın sen diye baktı yüzüme felaket korkmustum..ne yapacağımı bilemiyordum ..neyse dedi sorun değil bu aksam kocamı bastan cıkartıcam anlasılan dedi ve kalktı ayağa…o bitmişti ama ben bitmek bilmiyordum… arkasından beline sarıldım sikim tam kcının arasına denk geliyordu göğüsleriyle oynuypr sıkıyordum.. kendime cevirdim ev gözleri,mle sikimi işaret ettim. amacım onu yalamasıydı ama o baska    türlü anladı ve hala sikişmek istediimi zannetti.. küvete doğru domaldı hadi gel dedi bu sefer arkadan yapalım mı dedim arkadan olmaz dedi hadi devam et dedi.. tekrar girdim amına bu sırada da göt deliğiyle oynuyordum bazen göğüslerini yokluyordum seri bir gel gitten sonra bosaldım ama kendşmden utandım sanki yeni ergenliğe girmiş cocuklarınki kadar az geldi..yeter bu kadar dedi ve küvete    girdi..banada sende giyin ve git hadi dedi ihtiyacım olunca annene yemek tarifi yollarım dedi dudaklarıma bir buse kodundurmak için kolumdan    cekti ama ben sev,smek için daldım küvete uzun uzun öpüstükten .    sonra cıktım kurulkandım ve cıktım gittim..ne birdaha yemek tarifi verdi:)) nede hamile kaldı unutamıyorum onu…Gönderen: DeViL
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

arkadaşımın yerine geçtim

çok samimi olduğumuz arkadaşımı bir bayan arıyordu tanışmak istiyordu bir zaman sonra dul olduğunu bizim oturduğumuz ilçeye yakın bir ilçede oturduğunu falan öğrendik.kendi oturduğu yer çok küçük olduğu için cinsel yönden birşey yapamadığını bizim buraya geldiğinde arkadaşımın daha önce çıktığı yeğeninin telefonundan aldığını falan söylüyordu.bir zaman sohbet ettiler ben en yakın arkadaşım olduğu için herşeyden haberim vardı.bir araştırmadan sonra dedikleri gerçekten doğruydu.zaman geçtikçe arada güven oluşmuştu fakat arkadaşım sevgilisine ihanet etmemek için onunla yatmak istemiyordu.bana benim yerime sen geç nasıl olsa tanımıyor takılırsınız falan dedi ben istemedim ilk başlarda fakat sonradan kabul ettim.önce arkadaşın telefonundan konuştuk seslerimiz çok yakın olduğu için anlamamıştı sonradan hattı değiştireceğim diyerek kendi telefon numaramı verdim ve kendi telefonumdan konuşmaya başladık.telefonda sevişerek birbirimzi doyuma ulaştırıyorduk fakat yetmiyordu en sonunda buluşmaya karar verdik.ikimizin oturduğu yerin arasında bir yerde sözleşerek buluşmaya karar verdik.buluşma yerinde telefonla konuşarak birbirimizi gördük ve tanıştık.bu arada karşımdaki kişi kısa boylu kendi halinde güzelliği olan 32 yaşında tam bir köylü kızıydı.ilk buluşmada birbirimizi daha iyi tanıdık seviştik falan ama tam güvenemediği için ilişkiye girmedik ve bende saygı ile karşıladım.daha sonra bir zaman sonra tekrar buluştuk benim bildiğim ağaçlık pek kimsenin olmadığı bir yer vardı şehre yakın oraya gittik biraz sohbetten sonra yavaşça öpüşmeye başladık fakat hala çekiniyordu.yere yanımızda götürdüğümüz kilimi serdik ve üzerine uzandık ben yavaşça dudaklarında ve boynunda geziyordum dudaklarımla ellerimlede göğüslerini okşuyordum.yavaş yavaş kendini bırakmaya başladı ve oda karşılık veriyordu fakat ürkek bir ceylan gibiydi ve eski kocası sevişme konusunda hiç becerikli değilmiş ben öpüşme ve okşamalarımı uzattıkça kendinden geçiyordu.ellerimle yavşça eteğinin üzerinden bacaklarının arasında gezmeye başlamıştım ki ilk orgazmını titreyerek yaşadı.şimdi bana daha da güveniyordu ve ateşli bir şekilde karşılık veriyordu sevişerek brbirimizi yavaşça soymaya başladık sadece ltında kilotu kalmıştı onuda çıkarmaya çekiniyordu.ben dudakjlarından başlayarak boynuna göğüslerine inmiştim.hiç kendine bakmadığı belliydi.göğüsleri o yaşına ve doğurmamasına rağmen sarkmış iyice kendini salmıştı.ben uçlarında dilimle gezdikçe çıldırıyordu.dudaklarımla göbeğine oradan bacak arasına doğru inmeye başladım.okşayarak kilotunu sıyırdığımda kendini zevkten iyice salmıştı.karşımda yeni traş edilmiş zevkten dudaklari şişmiş bir am duruyordu.zevk suları yarığından akarak her yanını ıslatmış pırıl pırıl parlıyordu.amının etrafında daireler çizerek geziyordum ve dayanamayacağını artık girmemi istiyordu bende aynı haldeydim tabiiki.bacaklarının arasndan süzülerek yukarı çıkıyordum ve aletim amını dudaklarına dayadığında sıcaklığını aletimin başında hissediyordum eliyle tutarak aletimi amını dudaklarına sürterek arasına soktu ve beni kendine çekmeye başladı.su gibi olmuş amı aletimin başını içine almıştı bile bende dudaklarından öperken kendimi onun üzerine bıraktım ve aletim sanki bir yanardağın içine girer gibi kavrularak içinde yol almaya başladı.ikimizde birbirimize sımsıkı sarılmış birbirimize kenetlenmiştik adeta aletim en dibine dayanmış ikimizde çıkmak istemiyorduk öylece duruyorduk.ben yavaşça harketlenmeye başlayınca altımda zevkten inliyor dudaklarını ısırıyordu.amını dudakları iyice şişmiş suları taşaklarıma akıyordu girip çıktıkça fazla dayanamadı boşalacağını anlamıştım sarsılmaya başladığında bende en dibine kadar sokup içine fışkırarak boşalmya başladım.sanki bir şelale akıyordu içiinden ve içinde fırtınalar kopuyordu.bir sigara içtik ve ben tekrar onu öpmeye başladım amına geldiğimde bu sefer amının dudaklarını öperek araladım ve içinde dilimle gezmeye başladım ben yaladıkça titriyordu.başımı amına iyice bastırıp titremeye başladı ve içinden zevk suları akıyordu ben hepsini yalıyordum bir müddet daha yaladım ve ona üzerime çıkmasını söyledim kucağımda adtea dans ediyordu ilk defa böylke bir zevki tattığını eski kocasının sadece öpüp girip boşalınca çekildiğini falan mırıldanıyordu amı tekrar kabarmıştı ve aletimi dikip yavaşça üzerine oturmaya başladı sanki içi bir kuyu gibiydi her oturup kalkışında daha derinlere alıyordu beni amı kasılıp aletimi içinde sıkıyor ve beni zevkten bitiriyordu.kasıklarımızın her yeri onun amından akan sulardan sırılsıklam olmuştu gittikçe hızlanıyordu kucağımda başıına kadar çıkarıp bir kerede bırakıp en dibine kadar alıyordu beni ikimizde artık artık zevkten çıldırmak üzereydik o muhteşem ana az kalmıştı ikimizde kasılıyorduk artık kendini kucağıma iyica bastırarak titremeye başladık ikimizde içinde döllerimiz çarpışıyordu sanki amı aletimi en dibinden kavramış sıkıp sıkıp bırakıyordu.bir müddet çıkamadan bekledik ve üzerimizi giyinerek oradan uzaklaştık daha zonra onunla çok ilişkilerimiz oldu.tabi hepsi ayrı güzellikte.bana mail atmak isteyenler mailllerinizi bekliyorum….. [email protected]

arkadaşımın bacısını banyoda siktim

Slm arkadaşlar ben hakan size bu olayı anlatmaya karar verdim ben 18 arkadaşımın bacısı nazlı ise 19 yaşında ben onlara    yemeye gitmiştim yemekten kalktıktan sonra bacısı banyoya girecem kusura bakma dedi önemli deyil dedim birden elektirikler kesildi ben gidiyorumdedim ve    kendimi bi yere sakladım baktım elektirikler geç gelecek bende hemen kendimi banyoya attım telefonun feneriyle nazlıyı gördüm ve hemen susmasını istedim oda sesini çıkarmadı oda istiyordu ben de soyundum beraber küvete girdik ilk önce seviştik ondan sonra ben küçük hakanı    ağzına verdim ilk başlarda almıyordu ama zorla verdim bi yakıyo du ki küçük hakanı beni baştan çıkardı ben ağzına boşaldım    ondan sonra onu domaltıp götüne gidip gelmeye başladım ilk önce ilk sokuşumda bi çığlık attı ben ağzını kapattım benim küçük    hakanın boyu 23 cm dir de gidip geldikçe hem zevke geliyoruz hem birbirimize sorular soruyoduk ben ona sordum bakiremisin dedim bakireyim dedi bende seni bozmamı istermisin dedim ilk önce olmaz dedi ama sonradan kafasını sallayıp olur dedi ben bu sefer    anu kucağıma alıp yere yatırdım ve amcığını girip çıkmaya başladım o bağırdık ça ben çılgın dönüyordum ondan sonra bir kez daha ağzına boşaldım ve ben üstümü giyinip ben gidiyorum dedim oda seninle her zaman sikişmek istiyorum dedi bende olur dedim    elektrikle daha gelmemişti ondan sonra beni arayıp sikişmek istedi ama ben istemedim çünkü bir kere sikmiştim o kızı bir daha sikmezdim o gün bugün arkadaş gibiyiz evlerine gidip geliyorum bana anlatıyor ben bunu yaptım bununla seviştim diyip beni kıskandırmak istiyor    ama ben hiç onu takmıyorum bile bir daha ki hikayemi size gönderecem

Ev Arkadaşımın Sevgilisi Benimle Sevişmek İstiyordu İstediğini Aldı

Ev arkadaşımın sevgili var bir tane adı Gizem… Bize gelmeye başladığından beri sürekli bana yanlıyor. Ev arkadaşım saf ise asla bunun farkında değil. Birkaç defa bu kız sana yakışmıyor bak bir şeyler duyuyorum hakkında diyorum. İsterse beylikdüzü escort olsun yine de seviyorum abi böyle konuşma diyor. Tamam oğlum dedim sen bilirsin. Sonra bir şey olursa gelip bana ağlayıp zırlama aldatıldım diye. Mehmet memleketine gittiği zaman anahtarı sevgilisine vermiş. Neymiş efendim sevgilisi yurtta rahat edemiyormuş ve ders çalışmak için bizim safın odasını kullanacakmış. İçimden bana salça olmak istediğini anladım. Ama bir şey demedim tabi. Ben epey bir zenginim. Mehmet’i de sevdiğim için yanıma aldım. Kendisine kira bile ödetmiyorum. Bazı maddi zorluklarına yardımcı da oluyorum sevdiğim biri.Kız akşam saatlerinde eve girdi. Bir şeyler pişirdi bana da getirdi falan derken ben de televizyon izleyip maç takip ediyorum. Bir süre sonra sen ne izliyorsun deyip yatağımın ucuna oturdu. Hiç dedim maç bakınıyorum. Çok sıkıldım ya dedi ne yapsak acaba kendimi mutsuz hissediyorum. Bilmem dedim. Film izleyelim mi dedi. Ya hiç canım istemiyor dedikçe mızmızlandı sonunda açtık bir film. Işıkları da kapattırdı bana. Ama nasıl nakış nakış örüyor sikişi. Planları tıpkı escort beylikdüzü tarzında. Kendisini takdir etmemek pek de mümkün değil doğrusu.Az sonra filmin başları geçince bana sürtünmeye başladı. Farklı noktalarda başlayan film serüvenimiz aynı yatağa taşınmıştı. Şöyle söylemek istiyorum. Yatakta bana sürtünmesi artık bilerek yaptığı ve bana belli etmeye çalıştığı bir şeydi. Aklımın ucundan Mehmet geçiyordu fakat bu kızı gerçekten sikip ders vermek de istiyordum. Ağzına vermeye başladım. Yorganın altına soktuğum kız oldukça iyi sakso çekiyordu. Mehmet manita bulurken iyi saksocu bulmuş diye de düşünüp kendimden geçtim. Sonra bunu altıma aldım ve amına basmaya başladım. Sulu amını sikerken hiç sevgilisi yok da onu aldatmıyormuş gibi çığlıklar atmaya başladı. Ben ise o çığlıkları duyarken daha da baştan çıktım ve orgazm oldum. Fakat ne olur ne olmaz diye bu orgazm içine değil ağzına gerçekleşti.